Sıkça Sorulan Sorular
Danışanların en çok sorduğu sorulara burada cevap bulabilirsiniz
- 01
Anksiyete bozuklukları ve obsesif kompulsif bozukluk (OKB), günlük yaşamınızı etkileyecek düzeyde yoğun kaygı, endişe veya tekrarlayan düşünceler ve bunlara eşlik eden davranışlarla kendini gösterebilir. Eğer bu düşünce, duygu veya davranışlar zamanınızın önemli bir kısmını alıyor, iş, okul, sosyal yaşam ya da ilişkilerinizi olumsuz etkiliyorsa ve baş etmekte zorlanıyorsanız, profesyonel bir destek almak faydalı olacaktır. Kesin tanı yalnızca psikiyatrist tarafından konulabilir.
- 02
Anksiyete ve OKB, zaman zaman dalgalanmalar gösterebilen durumlar olsa da, bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış terapi yöntemleriyle belirtilerinizin sıklığı ve şiddeti büyük ölçüde azalabilir. Hedef, bu düşünce ve duyguların tamamen yok olması değil; onların üzerinizdeki etkisini azaltmak, yaşamınızı kendi değerleriniz doğrultusunda sürdürebilmenizi sağlamaktır.
- 03
- 04
- 05
- 06
Terapi süresi kişiden kişiye değişir. Süreç, yaşadığınız belirtilerin şiddetine, terapiye katılımınıza, seanslar arası pratiklerinize ve ek yaşam faktörlerine bağlıdır. Genellikle en az 8 seanslık bir taahhüt önerilir. 8. seansta birlikte durum değerlendirmesi yapar, ihtiyaç varsa devam ederiz; daha erken bitirme ihtiyacı doğarsa, bu da mümkündür. Danışanın ihtiyaçlarına göre hareket edilir. Araştırmalar, özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) ve diğer kısa süreli yapılandırılmış terapilerde, belirgin klinik iyileşmenin çoğunlukla 8–12 seans aralığında başladığını gösteriyor. İlk birkaç seans, terapötik ilişki kurma, değerlendirme ve vaka formülasyonu ile geçer. Asıl değişimi sağlayan aktif müdahaleler genellikle 3.–4. seans civarında yoğunlaşmaya başlar. Bu yüzden 8 seans, hem sürecin anlamlı şekilde işleyip işlemeyeceğini görmek hem de ilk somut ilerlemeyi değerlendirmek için mantıklı bir “ara değerlendirme” noktasıdır.
- 07
Psikoterapi sürecinde seansların genellikle haftada 1 yapılması, hem bilimsel araştırmalar hem de klinik deneyimler açısından en etkili sıklık olarak kabul edilir. Terapi, yeni beceriler öğrenmeyi ve bunları günlük hayata aktarmayı içerdiği için, araların bir haftayı geçmemesi öğrenilen bilgilerin pekişmesini, motivasyonun korunmasını ve değişim ivmesinin devam etmesini sağlar.
Eğer seans araları çok uzun olursa, danışan öğrenilen becerileri uygulamayı unutabilir veya motivasyon düşebilir; bu da öğrenme eğrisini kesintiye uğratır. Kabul ve kararlılık terapisi gibi kanıta dayalı yöntemler üzerine yapılan çalışmaların çoğu, haftalık görüşme düzeni ile yürütülmüş ve en yüksek başarı oranları bu sıklıkta elde edilmiştir. Haftalık düzen, ayrıca danışan ile terapist arasındaki güven ve iş birliğini güçlendirerek terapötik ilişkinin derinleşmesine yardımcı olur. Süreç ilerleyip belirgin kazanımlar elde edildiğinde ise seans aralıkları, ihtiyaca göre iki haftada bire veya daha seyrek pekiştirme görüşmelerine düşürülebilir.
- 08
- 09
Evet. Özellikle OKB ve anksiyete tedavisinde, kaçındığınız düşünce, duygu veya durumlarla kontrollü bir şekilde yüzleşmeye başladığınızda kısa vadede kaygı artabilir. Bu, beyninizin yeni bir öğrenme sürecine girdiğinin işaretidir. Sürecin amacı, bu deneyimlerle sağlıklı bir ilişki kurmanızı sağlamaktır.
- 10
- 11
Çalışmalarımın temelinde, Süreç-Temelli Terapiler ve Kabul ve Kararlılık Terapisi (Acceptance and Commitment Therapy – ACT ) yer alır. Bu yaklaşım, psikolojinin bugüne kadar ortaya koyduğu en etkili müdahaleleri bir araya getirir ve kişiye özel olarak uyarlanır. Gerektiğinde OKB tedavisinde Maruz Bırakma ve Tepki Önleme (ERP) tekniklerini de sıklıkla kullanılır.
- 12
- 13
- 14
Psikolojik Destek İçin Yanınızdayım
Profesyonel psikolojik destek almak için randevu oluşturabilir ya da detaylı bilgi için benimle iletişime geçebilirsiniz.
